Ana Sayfa Makaleler Genom Çalışmaları ve Evrim Kuramı
Genom Çalışmaları ve Evrim Kuramı PDF Yazdır ePosta
Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy tarafından yazıldı   
Perşembe, 09 Nisan 2009 16:30

Genom projelerinin evrim kuramının geçerliğini bir kez daha-ayrıntılı olarak-gözler önüne serdiği ve evrimleşmenin dışında, canlı varlığı ve çeşitliliğini açıklayan başka herhangi bir yaklaşımı mutlak biçimde dışlayan bir olgusal kesinlik sağladığı iyi bilinir. Görece daha az sayıda genle yapılan karşılaştırmalar ile yaşam ağacının çıkarılması-örneğin mitokondride yer alan sitokrom-C enziminin amino asit yada nükleotid dizileri farkının anatomi ve morfoloji açısından birbirine değişik akrabalık düzeyleri sergileyen canlılarda, moleküler yakınlık ölçüsü olarak kullanılması- genom dizileri öncesi evrimsel biyolojinin yaygın bir pratiğidir. 2000’li yılların başından itibaren, insan ve genetiğin gözde model canlısı Drosophila dahil, yüzlerce türün genom dizisi çıkarılmıştır ve dizi sonuçlarının ortaya koyduğu biyolojik bilgi zenginliği yeni türlerin dizi analizlerini teşvik ettiğinden, teknik açıdan genom dizilerini kolay çıkarılmasını sağlayan hızlı yöntemler sürekli geliştirilip kullanılmaktadır. Genom dizilerinin evrimsel yaşam ağacı açısından gösterdiği en tipik özellik, onlarca ya da yüzlerce gen yerine, binlerce gen ve genetik elementin kullanılmasıyla daha geniş perspektiften, genom evrimlerinin doğal seçilimsel ve rastlantısal izlerini takip ederek ağacın daha hassas ve ayrıntılı biçimde ortaya konmasıdır. Aralarında morfoloji, anatomi ve fizyoloji kısaca biyolojik yapı ve süreçler açısından görünür benzerlik taşımayan canlılar arasında, genom dizilerinin çıkarılmasıyla keskin benzerlik olduğunun keşfedilmesi genom düzeyinde evrimsel ilişkileri algılamanın rutin yollarından biri haline gelmiştir.

Örneğin, deniz kestanesi (Strongylocentrotus purpuratus) genomu 814 milyon baz çifti ve 23.500 geni ile, sanıldığından daha karmaşık bir bağışıklık ve algı-duyu sistemine sahip olmasıyla karşımıza çıkmaktadır. İnsan ve diğer omurgalılarda da temel işlevleri olan bir çok gene sahip bu basit görünüşlü canlı, sinekler ve solucanlarda bulunan pek çok geni içermemekte, genetik açıdan daha çok omurgalıya benzemektedir. Evrensel bağışıklık sisteminin evrimi hakkında önemli bilgiler sağlayan bu “diken yumağı”, “indirgenemez karmaşıklı ürünü, mucizevi yaratık” insanınkine hayli benzer yaşamsal moleküler süreçlere sahiptir. Genom dizi analizi, örneğin, insan ve şempanze arasındaki genetik uzaklık ölçüsünü tüm genoma yayılmış belirteçler ile daha kesin hale getirmiştir ve dahası, biyolojik açıdan modern insan ile şempanze arasındaki işlevsel ve bilişsel farkın, 80 kadar genin, şempanze ile insanın son ortak atalarından bu yana geçen yaklaşık 7 milyon yıl boyunca hızlı evrimleşmesiyle (görece yüksek hızlı doğal seçilim ile) ortaya çıktığına işaret etmektedir. Evrimsel yaşam ağacı, genom projeleri ile, daha duyarlı ve gerçekçi biçimde ele alınmaktadır. Genom dizileri, evrimsel yaşam ağacının ana dallarının yerlerini daha da belirginleştirmekte, tür ya da cins düzeyindeki ayrılmaları gösteren çalımsı yan-dal öbeklerini ve bağlantı yerlerini (nodal topolojileri) daha duyarlı biçimde ele almamızı sağlamaktadır. 2007 yılının genetik ve evrimsel biyoloji açısından en önemli olayı, dünyanın farklı coğrafya ve ekolojilerinden örneklenen 12 Drosophila türünün genom dizilerinin yayımlanmasıdır. Bu dizilerin değişik düzeydeki işlevsel, kökene ilişkin, dünyadaki evrimsel dağımlarını ele alan ve Nature dergisinde yayınlanan ana makalelerin ve Genetics, PloS Biology gibi son derece yüksek düzey dergilerde yayınlanan 50 kadar yan makalenin gösterdiği çarpıcı resim, 1500 civarındaki Drosophila türleri ve omurgalılar dahil pek çok canlı grubunun birbiriyle tarihsel (evrimsel) yakınlık ve uzaklık derecelerine ışık tutmaktadır. Harun Yahya ve grubunun genom projelerinin ortaya koyduğu durumla ilgili söyledikleri, her zamanki gibi, akıl almaz inatla savunulan uydurmaların sav diye yutturulmaya çalışıldığını ifşa eden, insanı dış dünyayla iletişim kurabilecek zekadan yoksun ve son 400 yılın bilimsel birikiminden habersiz varsayan, gerçekle ilgisiz söz dizilerinden ibarettir.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Mayıs 2009 10:47 )
 
Yorumlar (37)
bilimsel evrimmakalesi
37 Salı, 23 Kasım 2010 13:03
lolgirl
benim bilimsel gercek bir evrim makalesine ihtiyacm var bilen varsa yardmcı olabilir mi
evrim mi,yaratılış mı*Program hakkında
36 Pazartesi, 17 Mayıs 2010 22:13
Zonguldak'tan biyoloji öğretmeni
Evrim mi yaratılış mı önemli olmasına rağmen,gündemin ısındığı anlarda bolonun havasını indirmek için kullanılması HERZAMAN İLGİMİ ÇEKMİŞTİR.Şu anda yerin yüzlerce altında elinizdeki 'FOSİL' diye tuttuğunuz cisimlerin gerçeği oluşurken oluşturup biriktirdiği metan patlaması sonucu ölen 32 kişi göçük altında.Ve biz maymunu tartışıyoruz.
Evrim
35 Pazar, 30 Ağustos 2009 20:28
Ahmet DEMİR
Her iki tarafı da okuyun değerlendirin.Yorumlayın.Okazakifragmentin dediği gibi sadece okuyun ve karşılaştırın.Taraf olmak objektifliği bozar.Okumanın bir zararı yoktur.Evrim ile ilgili bir sürü biyolojik kaynak var, yaratılışçıların tonla sitesi var bakın karşılaştırın.Zaten ona göre kafanızda birşeyler şekillenecektir.
Karanliga Karsi Daha Cok Isik
34 Pazartesi, 24 Ağustos 2009 22:58
Ali AKYILDIRIM
Sevgili Isik,

Her Bilgi Illa Bir Makale'de Yayinlanacak Diye Kosullanmayin. .

Belirtmis Oldugunuz Hakemli Dergilerle ( http://tr.wikipedia .org/wiki/ Hakemli_dergi ) Ilgili Benim Icin Sahsi Bir Problem Yok (Editorlerin Yayina Sokma Tercihi Disinda), Ancak Sunu da Goz Ardi Etmemelisiniz. "Evrim Dusuncesine" En Iyi Alternatif "Akilli Tasarim" ya da "Yaratiliscilik" Oldugu Icin Bilimsel Yonden Bir Yaraticinin Var Oldugunu Gostermek ya da Kanitlamak Sandiginiz Gibi Varsayimlarla, ya da Uydurma Bilgilerle Olabilecek Turden Degil. Bunun Icin Bir Makale Olusturacak Yeterli Bilgi Yok Henuz. Olmayinca da Hakemli Dergide Yayimlanmamasi Cok Normal.. Ama Bir Mudahale Ile Tum Bu Surecin Isledigi Bariz. Isterdik ki "Bilim Adamlari" Bunu Kanitlasin ve "Nature" ya da "Science" Gibi Dergilerde Yayinlatsin. . Ama Bizim "Sozde Bilim Adamlari" Hazir Olani Cevirmekle Mesgul. Bugun Siz, "sadece 1 gram DNA molekulu, 1 trilyon CD'ye (compact disc) es degerde bilgiyi saklayabilmektedir" 'i Gozle Goremediginiz Yapidaki DNA'nin Icerdigi Bilgi Itibariyle Muazzam Bir Yapi Oldugunu Kabul Ediyorsunuz, Ancak Aciklama Olarak Bu Karmasikligi "Bilim Dunyasi Evrimsel Sureci Kabul Ediyor" gibi Genel Bir Yargiyla Cevapliyorsunuz. Bugun Elinize Bir CD Alip Bilgisayarinizda Hem de CD Yazdirma Programinizin Olmasi Kosuluyla 700 Mb Yazdirin Bakalim, Nasil Bir Surecten Geciyor.. Buradaki Surec 1 Trilyon CD (Hem de Gozle Goremediginiz DNA'nin Yapisinda..) Boyle Bir Bilgi Deposu'nu "Bir Surec" Olusturdu Demesi Kolay.. Dile Kolay.. Ancak Ortada Surece Iliskin Herhangi Bir Kanit YOK..

Bilim Diyorsunuz Ancak Bilim'e Iliskin KANIT Sunmaktan Acizsiniz. Ancak Bos Bos Konusuyorsunuz.

Bilim'i Kimse Tekeline Almasin Bosuna..
Karanlığa karşı daha çok ışık
33 Pazartesi, 24 Ağustos 2009 17:06
Işık
Bilime saldırı amacı taşıdığına inandığım oldukça taraflı programları zaman zaman sabredemeyerek izlemeye çalıştım.Burada konuşulması istenen bilimden daha çok dinsel yayılmacılığın ulaştığı,yaşamı olumsuz etkileyen korkunç boyut.Bilim dini referans alarak tartışamaz, ama buna zorlanıyoruz.Bilimin gelişmesi, ortaya çıkan her yeni bulgu,dinin dogmatik temellerine yönelmiş bir saldırıdır, aynı zamanda aydınlığa atılmış bir adımdır.Karanlığın iktidarından beslenenler için bu korku verici bir gelişmedir,bilime saldırının altında yatan gerçek neden budur,beyinleri özgürleşmiş insanları tutsak edemezsiniz,kulluğa,müridliğe zorlayamazsınız,bu coğrafyada kurgulanan ABD eksenli dinsel yayılmacılığın geleceğini tehtid eden en büyük güç bilimsel düşüncedir.Bu yüzden karanlığa karşı aydınlığı ancak bilimsel yol ve yöntemlerle savunabiliriz.Deniz hocanın donanımı bilim cephesinde yer alan herkes gibi benide gurulandırdı,emeklerine sağlık.İnsanlığın eriştiği bilimsel,insani düzey,çökertilmek isteniyor,kazanımların savunulması hepimiz için hayata olan borcumuzdur.
SELAM OLSUN BİLİMİN IŞIKLI ÖZGÜR YOLUNDAN YÜRÜYENLERE...
Evrim
32 Pazartesi, 24 Ağustos 2009 14:19
OkazakiFragment
Sn Ergi Özsoy sizin gibi değerli bir BİLİM insanın varlığını bilmek mutlu ediyor bizi
Saygılarımla
tebrikler
31 Pazar, 23 Ağustos 2009 12:02
Philidor
Bu ülkede gerçek bilimcilerinde olduğuna bir kez daha inanmamı sağlayan Sn Ergi Özsoy'a teşekkür ederim.
böyle bir bilimciyi geçte olsa tanımak gelecek adına umut verici.
Sizin Varsa Bir Kanitiniz Onu Sunun..
30 Pazar, 23 Ağustos 2009 11:04
Ali AKYILDIRIM
Sn OkazakiFragment,

250.000.000 (250 Milyon) Tane FOSIL Diyorum. Hala Ne Tezinden Bahsediyorsunuz..? Tez mi Kaldi Ortalikta..?

Kabullenmek Istemeyebilirsiniz. Isinize Gelmeyebilir. Sizin Icin Zor Bir Durum Bu.. O Nedenle, Cogu Darwinizm'i Savunanlarin Yaptigi Gibi, "Fikirleri" Tartismak Yerine "Kisileri" Tartismaya Basliyorsunuz.. Caresizlik Cok Kotu Bir Durum, Bunu Anlayabiliyorum..

Unutmayin;

GERCEKLERE GOZLERINI KAPAMAK, ONLARI ORTADAN KALDIRMAZ..

Ali AKYILDIRIM
http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html
Evrim
29 Pazar, 23 Ağustos 2009 10:44
OkazakiFragment
Bir biyolog olarak önce, evrim karşıtı arkadaşların biyoloji bilimini öğrenmelerini internette hazır dolaşan kopyala-yapıştır bilgileri ve fikirsel düşüncelerini doğrulamak için evrimi kullanmasınlar. Kendi sentezinizin ve fikirlerinizin güçlü olmasını istiyorsanız tez ve antitezini iyi bir şekilde ortaya koymalısınız. Yoksa "Darwinizm papağan dinidir" gibi basit söylemlerle değil bilimsel verilerle gelin.Nature ya da Science gibi dergiler hakem ve yayın kurulu olan uluslararası bilim dergileridir. Eğer bilimsel bir çalışma yapmışsanız bunların nasıl çalıştığını bilirsiniz.Lütfen okuyun ve karşılaştırın çünkü her insan bunu yapabilecek yetiye sahiptir.
Saygılarımla
BİLİME İNANIN ÇÜNKÜ BAŞANIZA ALIŞILMADIK BİRŞEŞ GELDİĞİNDE BUNU BİLİMLE AÇIKLARSINIZ. DİNLE VEYA İZAFİ KAVRAMLARLA DEĞİL
28 Pazar, 23 Ağustos 2009 10:42
Ali AKYILDIRIM
Sayin Yagiz Bey,

Yaptiginiz Yorumun Hemen Altindaki Yazimi Lutfen Bastan Sona Okuyun. Kulaklarinizi ve Gozlerinizi Kapayip Gormemis Gibi Davranmayin. Okursaniz Eger, Siz de Aynen Vurguladigim Gibi;

"Takilmissiniz Bir "Bilimsel Olmayan" Yaratilisciliga Baska Birsey Soylemiyorsunuz.. Bizim Tartistigimiz Konu "Yaratiliscilik" Degil, "EVRIM".. Bunu Artik Anlayin.. Burada Amacladigimiz; "Yaratiliscigin Ne Denli "Bilimsel" Olmamasi Degil, Aksine "Evrim Dusuncesi" 'nin Ne Kadar Bilim Disi Oldugunu Gostermektir.. Onyargilarinizdan ve Saplantilarinizdan Kurtulun Artik.."

Davrandiginizi Gorursunuz. Biraz Objective Olun.. Bilim Adami Olmayabilirsiniz Belki ama Bir Insan Olarak "Tarafsiz" Olabilmelisiniz..

Soz Konusu Yazidaki Tum Bilgiler, Cesitli (Hem de Konusunda Bir Numara Evrimciler) Tarafindan Kaleme Alinmis Bilgiler. Bunlar Dunya'da Evrim'i Savunan En Atesli Insanlarin Kendi Cumleleri. Dolayisiyla "Bilimsel" Bilgiler..

"Bilim" Dediginiz Seyi Kendi Tekelinize Almaya Calismayin.. Bilimi Kimsenin Inkar Ettigi Yok. Hatta Islam Dininde "Ilim Ogrenmek Kadin ve Erkek Uzerine Farzdir". Tipki "Namaz Kilmak" neyse, "Oruc Tutmak" Neyse, "Ilim Ogrenmek" te Aynen O Sekilde Farzdir. (Farz=Yapmak Zorunda Oldugun)..

Daha Once de Belirttigim Gibi Biz Burada Zaten Sizin de Vurguladiginiz Seyi Yapmaya Calisiyoruz. "EVRIM" Dusuncesi'nin Ne Kadar "Bilim Disi" , "Uydurma" ve Hayal Urunu Senaryolarla Suslenen Bir "Sacmalik" Oldugunu Gostermeye Calisiyoruz.. Aslinda Dikkatle Incelerseniz, Ozunde Ayni Seyi Yapmaya Calistigimizi Gorursunuz. Sizin Kafanizi Karistiran Kisim, "EVRIM DUSUNCESI" 'nin Su Ana Kadar Insanlara "Bilim" Diye Yutturulmaya Calisildigindan Kaynaklanmaktadir..

ve Bugun "EVRIM" 'i Savunan Kisilerin Elinde "Tezlerini Kanitlayacak" Hicbir Delil Yoktur. Uydurma Birkac Tane Bulmuslardi. Onlar da Curutuldu.. (Ornek: Coelacanth, yıllar boyunca Darwinistlerin en ünlü sudan karaya geçiş ara formu olarak hemen her Darwinist yayında yerini alıyordu. Ta ki, CANLISI GÜNÜMÜZ DENİZLERİNDE BULUNANA KADAR! Darwinistleri en büyük sükutu hayale uğratan şey bu olmuştu. 200’den fazla kez yakalanan Coelacanth, 410 milyon yıl önce nasılsa öyleydi.)
Ornek: Kanit Diye "Piltdown Adami" Uretip "Ingiliz Bilim Tarih Muzesinde" 40 Yil Boyunca Sergilendi. Ancak Fosil Bilimi Sayesinde Bu Sahtekarlik ta Gun Yuzune Cikti.. Bakin Dikkat Ederseniz "Fosil Bilimi Sayesinde" Diyorum. Bilim'i Destekler Sekilde Hep Konusuyorum.. ve Yine Dikkat Edersen, Bilim'i (Daha Dogrusu Bilim Diye Yutturulmaya Calisilani) Yine Bilim Curutuyor ve Evrimciler de Bunun Farkindalar..

Butun Bunlarin Disinda,

. 400 milyon yıllık deniz yıldızı fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 135 milyon yıllık bir Yusufçuk böceği fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 100 milyon yıllık karınca fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. Amber (reçine) içinde fosilleşmiş 35 milyon yıllık sinek. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 400 milyon yıllık köpekbalığı fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 50 milyon yıllık bir kaplumbağa fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir

FOSILLER Zaten "EVRIM DUSUNCESINI" CURUTMUSTUR. Hem de Yaklasik 250 Milyon Tane FOSIL (250.000.000 Tane), Daha Otesi Var mi Bunun..?

Ali AKYILDIRIM
http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html
BİLİME İNANIN ÇÜNKÜ BAŞANIZA ALIŞILMADIK BİRŞEŞ GELDİĞİNDE BUNU BİLİMLE AÇIKLARSINIZ. DİNLE VEYA İZAFİ KAVRAMLARLA DEĞİL
27 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 17:20
yağız
arkadaşlar biraz cesur olun, 50 bin yılda bir döllenmiş embriyonun oluştuğuna inanıyorsunuzda 8 milyon yılda bir hücrenin oluştuğuna inanmıyormusunuz. hatta dahada ileriye gidenler havva ananın adem babanın kaburgasından yaratıldığını söyleyecek kadar savsata uydurabiliyorlar. bilimi biraz merak eden varsa önce bilim nedir diye bir okur.bilimi karalamak okadar basit değil arkadaşlar. bugün kansere tümöre ve birçok genetik hastalıklara çare bulunuyorsa bu evrim teorisi üzerine kurulu biyoloji, genetik bilimi sayesindedir. eğer toplumların tamamı bu doğa olaylarına sizin zihniyetinizden baksaydı bugün hala yağmur yağdığında takdiri ilahi diyecektik. hadi insan yaşını 150 yıl yap diyor ordan arkadaşın biri. oda olacak arkadaşım sen merak etme. ama şunu unutma şuan amerikan ve avrupa halkı yaş ortalaması 90'na dayandı. demekki ibadetini iyi yapamıyosun ve yapamıyoruz ki Allah bize 68-69 yaşı kabil görüyor. ve her ne hikmetse sadece biz değil bu coğrafyada yaşayan insanların kader ortalaması aynı, avrupa ve amerikada yaşayanların kader ortalaması bizden daha çok, yanlış yolda olmalarına rağmen. fakat onlara sorarsan onların dini son din olduğu için biz yanlış yoldayız Allah ında bizi cezalandırma şekillerinden biride bu. biz millet olarak boş konuşmayı severiz. islam dini hakkında konuşuruz ama bir çok insan kuran-ı kerim'i açıklamalarıyla okumadan yorumlarda bulunur. şunu unutmayın akıllı tasarımcı gladyoları " YAPABİLENLER YAPARLAR YAPAMAYANLAR İSE NASIL YAPILACAĞINI ANLATIR DURURLAR " eğer biraz akıllı tasarım zırvasından vazgeçipte evrimi çürütmeye çalışmak yerine kendi fikrinizi doğrulayacak tezler hipotezler teoriler üretinde onu görelim. fakat test edilebilir yanlışlanabilir olsun. akılllı tasarım gibi saçma sapan bişey olmasın. bu arada birazda subut bişeyler olsun. çünkü siz herşeyi yaratılışçı düşünceyle izafi olarak anlatırken kalkıpda " biz niye evrimleşmiyoruz. hani bana bakteri üret (bunu koskoca bir biyoloji profösörü diyor) yok bakteriyi mutasyona uğrat kamçı üret" gibi saçmalamayın.
Evrim - Sansursuz..
26 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 15:54
Ali AKYILDIRIM
EVRİM'i SAVUNANLAR OKUSUN..!

Daha Once Evrim'i Savunan Ogretim Gorevlileri'ne Hitaben Yazdigim Yazidan Alintidir...

Sizin Icin de Gecerlidir..!

..Profesör Stephen Jay Gould (Harvard Üniversitesi'nde Jeoloji ve Paleoantropoloji Profesörü ve 20. yüzyılın ikinci yarısındaki başlıca evrim sözcülerinden):

"Paleontologlar (fosil uzmanları) Darwin'in iddiası için aşırı yüksek bir ücret ödediler. Biz kendimizi hayatın tarihi için tek dürüst öğrenciler olarak görüyoruz. Doğal seleksiyonu evrimin açıklaması için hala tercih etmekle bilgilerimizi o kadar kötü gösteriyoruz ki, araştıracağımızı iddia ettiğimiz süreçleri neredeyse hiç görmüyoruz." (Stephen Jay Gould, The Panda's Thumb, 1982, s. 181-182 )

Konulari Cok "Dar" Kapsamda Ele Aliyorsunuz..

Benim Yazdigim Yazilardaki Amac "Evrim Dusuncesi" 'nin Temelsiz ve Zavalli Oldugunu "Counter Argument" ya da "Sav" 'lar Sunarak Curutmeye Calismak. Bu "Counter Argument" 'in Nerede Yazildiginin ya da Yayinlandiginin Bir Onemi Yok. Onemli Olan Sizin Ozunde Paylastiginiz "Evrim Dusuncesi" 'nin Bu Argumanlara Yanit veriyor Olabilmesi veya Olamamasidir.. Benim Savundugum "Yaratiliscilik" Kurami veya Hipotezi, Daha Sonra Uygun Bir Platformda Yine Birlikte Ele Alinabilir. O Ayri Bir Konu...

Takilmissiniz Bir "Bilimsel Olmayan" Yaratilisciliga Baska Birsey Soylemiyorsunuz.. Bizim Tartistigimiz Konu "Yaratiliscilik" Degil, "EVRIM".. Bunu Artik Anlayin.. Burada Amacladigimiz; "Yaratiliscigin Ne Denli "Bilimsel" Olmamasi Degil, Aksine "Evrim Dusuncesi" 'nin Ne Kadar Bilim Disi Oldugunu Gostermektir.. Onyargilarinizdan ve Saplantilarinizdan Kurtulun Artik..

Benim Gonderdigim Son Yazidaki "Profesorler" 'in ya da "Genetikci" 'lerin Acikladigi ve Onemsemeden Gectiginiz Bilgilerin Hic mi Onemi Yok Sizin Icin..? Bunlar "Bilim Adami" Degil mi..?

Takilmissiniz Bir "Nature" ya da "Science" ..vb Dergilerine Illa Orada Yayinlanmis Olacak. Boyle Bir Sacmalik Olabilir mi..? Sanki Butun Bilim Adamlari O Dergilerde Yayin Yapmak Zorunda. Bugun "Darwinizm - Evrim Aldatmacasi" ( http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html ) Yazisini Yazdigim "Dernek Sitemize" Siz de "Ay'in Yazisi" Diye Yazi Gonderseniz, Yayinlayip-Yayinlamamak Karari Tamamen Benim Inisiyatifimde Olur. Siz Ne Kadar Ugrassaniz da Ben O Yaziyi Istersem Eklerim Istersem Eklemem.. Cesitli "Bilim" Dergilerinde Yayina Sokulmus Yazi Demek "Tartisilmaz, Ispatlanmis" Demek Degildir. Bunu Sizin de Iyi Biliyor Olmaniz Lazimdir...

Ayrica,

Evrimsel Dusunceye Karsi Cikan Bilimsel Makalelerin Sayisinin Az Olmasi, Bir Cok "Bilim Adami" 'nin Boylesi Temelsiz-Safsatalarla Dolu, Sahte Urunlerin Ayyuka Cikarildigi Bir "Felsefe" 'yi Savunmaya Calismanin Ne Kadar Ahmakca ve Zaman Kaybettirme Unsuru Olacagini Bildikleri Icindir.. Sizin O Gonderdiginiz Makalelerin Neredeyse tamami 150 Yildir Cesitli Senaryolarla "Bilim" Diye Yutturulan ve Kandirilan Bilim Adamlarinin "Bilim" 'de Belki Cigir Acarim Heyecaniyla Harekete Gecen ve Bu Ugurda Vakit Kaybeden Zavalli ve Kandirilmis "Bilim Adamlari" 'nin Yorumlarini da Kattigi Caresiz Arastirmalarindan Ibarettir..

"Ogrenciyken Ogrendigim Butun Evrim Hikayelerinin Bugun Dogru Olmadiklarinin Anlasilmasi Oldukca Onemli" .. Prof. Dr. Derek Ager (Ünlü ingiliz paleontolog)

Bu Cumle Size Birsey Ifade Ediyor mu..?

Sizin Gonderdiginiz Linkler "Darwinism" 'in Sozde "Bilimsel" Dayanaklaridir. Ozude Hep "Felsefik Bir Inanci Kanitlama" Iceriyor..

Mutasyonla Ilgili Onermede yaklasik %1 'lik Kisimla Evreni Olusturdunuz Ya, Helal Olsun..! Tek Kelimeyle Bravo.. Resmen Sacmaligin "Fairytale" 'i..

Bakin Size Olayin Icindeki Sahislarin Kendi Cumleleriyle Yanit Vereyim...

30 yıl boyunca Sorborne evrim kürsüsü başkanlığını yapan Pierre Paul Grassé bu konuyla ilgili olarak şunları yazmıştır:

"Rüzgarla taşınan tozun Dürer’in “Melancholia”sını oluşturma ihtimali, gözü oluşturan DNA moleküllerinde meydana gelebilecek bir kopyalama hatası ihtimalinden çok daha küçüktür."

Darwinistler, DNA’daki bu mucizevi sistemi görmezden gelir, bu konuyu derinlemesine araştırıp buna açıklama getirmekten kaçınırlar. Fakat bir yandan da meydana gelme ihtimali neredeyse imkansız olan kopyalama hataları üzerine bir yaşam tarihi senaryosu meydana getirirler. Bu, Darwinist mantığın hezimetini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Darwin’in öne sürdüğü doğal seleksiyon iddiasının sözde evrim için kesin olarak bir açıklama olmadığının anlaşılmasının ve genetik kanunlarının Darwinizm’e bir darbe olarak ön plana çıkmasının ardından, Neo-Darwinizm’in en büyük silahı olarak ortaya çıkarılan "mutasyonların evrimleştirici etkisi" iddiası, görüldüğü gibi bir aldatmacadan ibarettir. Canlı organizmayı bozan, öldüren, yok eden, kimi zaman onun tüm nesillerini etkileyerek ona zarar veren mutasyon gibi bir mekanizmanın yepyeni canlılar ortaya çıkardığını iddia etmek kuşkusuz büyük bir saçmalıktır. Fakat kitleler, yıllar boyunca bu yalan ile kandırılmışlardır. Elbette Darwinist bilim adamları da mutasyonların böylesine mucizevi bir gücü olamayacağını bilmektedirler. Nitekim çağımızın en ateşli Darwinistlerinin başında gelen Richard Dawkins bile, “Mutasyonların çoğu zararlıdır, istenmeyen bir yan etkinin ortaya çıkması oldukça muhtemeldir” sözleriyle bu gerçeği itiraf etmiştir. Darwinistlerin hala bu çürük iddiayı evrimin bir mekanizması olarak sunmaya çalışmaları ve bunda hala ısrarlı olmaları, batıl Darwinizm dinine bağlılıklarından kaynaklanmaktadır..
Gerçekten faydalı mutasyonların gerçekleşebileceği ihtimalini varsaydığımızda bile, mutasyon iddiası evrim teorisine uymamaktadır.

..MIT (Massachusetts Institue of Technology)’de, Elektrik Mühendisliği Fakültesi Profesörü Murray Eden:

“Neo-Darwinist Evrimin Bilimsel Teori Olarak Yetersizliği” başlıklı makalesinde, adaptasyon amaçlı bir değişimi meydana getirmek için altı mutasyon gerekiyorsa, bunun tesadüf eseri ancak bir milyar yılda bir gerçekleşeceğini, eğer iki düzine gen dahil olacaksa, bu durumda dünyanın yaşından daha uzun bir sürenin, daha doğrusu 10,000,000,000 yıla ihtiyaç olacağını açıklamıştır. Matematikçiler, birden fazla mutasyonun aynı anda meydana gelmesi gereken kompleks yapı ve organlarda, mutasyonların faydalı ve etkili olduğu varsayıldığında bile, Darwinistler açısından bir zaman problemi olduğunu açıkça belirtmektedirler. En koyu Darwinistlerden paleontoloji profesörü George G. Simpson bile, beş mutasyonun aynı anda gerçekleşmesinin sonsuz zaman alacağını açıkça belirtmektedir. Sonsuz zaman, böyle bir ihtimalin olmadığı anlamına gelmektedir. Ve bu aynı zamanda, canlı organizmaların sahip oldukları tüm yapı ve organlar için geçerli bir ihtimaldir. Şu durumda günümüzde gördüğümüz muhteşem canlı çeşitliliğinin mutasyonlarla meydana gelme ihtimalinin imkansız olduğu açıktır.

Evrimci George G. Simpson, söz konusu mutasyon iddiası ile ilgili bir başka hesaplama daha yapmış ve her gün yeni bir jenerasyon oluşturabildiğini varsaydığımız 100 milyon bireylik bir topluluk içinde, mutasyonlardan elde edilebilecek olumlu bir sonucun ancak 274 milyar yılda bir meydana gelebileceğini itiraf etmiştir. Bu sayı, 4.5 milyar yıl olarak tahmin ettiğimiz Dünya’nın yaşının yüzlerce kat üzerindedir. Tabi tüm bunlar mutasyonların olumlu bir etkisinin olduğunu veya yeni jenerasyonlar meydana getirebildiğini varsaydığımızda ortaya çıkan hesaplamalardır. Fakat gerçek dünyada böyle bir varsayıma yer yoktur.

"Şimdiye kadar hiç kimsenin makro mutasyonlar yolu ile yeni bir tür ya da cins üretemediği bir gerçektir. Seçilmiş mikro mutasyonlar yoluyla dahi tek bir tür bile oluşturulamadığı da doğrudur. En iyi bilinen Drosofila (meyve sineği) gibi organizmalarda bile sayısız mutasyon bilinmektedir. Eğer herhangi bir organizma üzerinde bu binlerce mutasyonun bir kombinasyonunu yapabilseydik, yine de doğada bulunan herhangi bir türle benzerlik gösteren bir tür üretemezdik."

..(Richard B. Goldschmidt, "Evolution, As viewed by One Geneticist", American Scientist, vol.40 (Ocak 1952), s. 94 ) Prof. R. Goldschmidt (Zoolog, California Üniversitesi)
.....ve Daha Bi Suru...

Soruyorum Size,

Hala "MUTASYONLAR" Ile Ilgili Ayni Fikirde misiniz..? Siz Konusunda Uzman Bilim Adamlarindan Daha mi Iyi Biliyorsunuz Bu Isi..? SORUYORUM..!

Ara Gecis Canlisi Icin Verdigim "Sav" 'i Yine Tekrarliyorum. Varsa "Delikanli" Ciksin Gostersin..

"Bugun "ara gecis formu" diye yutturmaya calistiginiz canlilar, gunumuzde de ornekleri gorulen nesli tukenmis komplex canlilardir. Bugun "Kelaynak" kuslarinin nesli tukense, ve 1.000.000 yil sonra fosili bulunsa siz buna sirf "Akbaba" 'ya benzedigi icin "Akbaba" 'nin bir ara gecis canlisi fosili adini verirdiniz. Bu kadar basit. Adnan Oktar yigitlikle cikip "Bir tane ara gecis canlisi fosili getirsinler 10 Trilyon vermeye hazirim" dedi.. Evrimci gecinenler icin cok mu zor bir ara gecis formu fosili getirmek..? Neden getiremiyorlar. .? Yok ta ondan. O kadar yaziliyor ciziliyor. Ne oldu..? Cunku laf salataligi yapip, sahte, ve sacma sapan hayal urunu senaryolar uretmekten baska, diger bir deyisle "Propoganda" yapmaktan baska bir sey ellerinden gelmiyor.."

Neden Onyargilariniz Olmadan Bunun Uzerinde Dusunmuyorsunuz..?
Ara Gecis Canlisi Sizin Uydurdugunuz Turden Bir Masal Degildir. Ortada "Sekilden-Sekile Giren" Bir Tur Varsa, Bu Tur'un Baslangici Ile Son'u Arasinda Degisimini Kanitlayan Yuzbinlerce, Milyonlarca hatta Milyarlarca Fosil Olmasi Gerekirdi. Ve Bu YOK..
Bir Suru Var Demek Bir Kanit Degildir.. "Ara Geçiş Formu Aldatmacası", Soyu Tükenmiş Türler Üzerinde Oynanmaya Çalışılan Bir Oyundur.

Televizyon'a Cikip Ara Gecis Canlisi Vardir Demek Kolay. Bos Bos "Propoganda" Yapmak Kolay. Hani Nerede..? Bu Kisilerin Ara Gecis fosilleri getirememesi elbette normaldir. ÇÜNKÜ ARA FOSİL, BİR TANE BİLE YOKTUR. İsterse Doc. Dr. Ergi Deniz Özsoy, Amerikan Tarih Müzesine gitsin, orada da ara fosil bulamayacaktır. Orada bol bol çizimden, rekonstrüksiyonlardan ve mükemmel canlılara ait birkaç fosilden başka bir şey yoktur. Darwin’in bulamadığı, Darwin’den sonraki Darwinist bilim adamlarının bulamadığı ve bulamadıklarını itiraf ettikleri hayali ara fosilleri Özsoy’un bulup getirebilmesi elbette ki mümkün değildir.

Fakat “Amerika’ya gidip getiremem” demek kolay bir yoldur. Çünkü bunu söyleyince, çevresine “imkansızı” başaramadığı izlenimi vermiş olmaktadır. Böylelikle haklı konuma gelmeyi ümit etmekte ve Darwinizm’in gerçekten ara fosilleri varmış ama ulaşamıyormuş izlenimi vermek bu yolla daha kolay olmaktadır.

İşte bu, DEMAGOJİ YAPMAKTIR. Darwinizm şimdiye kadar hep demagoji ile ayakta tutulmuştur. Peki ya gerçek bilimsel delil? İŞTE O YOKTUR.

"Aslında canlı bir dinozor bulunmuş olsaydı, bu çok daha az şaşırtıcı olurdu. Çünkü fosiller Coelacanth’ın, dinozorların sahneye çıkmasından 150-200 milyon yıl önce var olduklarını gösteriyor. Birçok bilim insanının kara omurgalılarının atası olarak gösterdiği, en az 70 milyon yıl önce yok olduğu sanılan balık, canlı bulunmuştur!" ..Focus dergisinin Nisan 2003 sayısında yer alan bu ifadeler, yıllarca bir ara form olarak tanıtılmış olan Coelacanth’ın (Latimera chalumnae) canlı örneğinin günümüz denizlerinde bulunması karşısındaki şaşkınlığı, bir Darwinist ağızdan ifade etmektedir.

Uc Yil Once de Soyledigim Gibi, "TEMELSIZ- HAYALI VARSAYIMLAR ve SENARYOLARLA AYAKTA TUTMAYA CALISTIGINIZ" Bir Dusunceyi Savunmak Icin Uydurmadiginiz "Tez" Kalmadi. Uydurdugunuz "Tez - ya da Sav" 'lara Kendiniz Bile Inanmiyorsunuz, Sirf Savunacagim Diye Baskalarini da Inandirmaya Calisiyorsunuz..

Aslinda Bu Kadar Uzun Uzadiya Cumle Kurmaya Bile Gerek Yok. Zira Bugun Elimizde Elle Tutulur, Gozle Gorulur Yaklasik 250.000.000 (Iki Yuz Elli Milyon) "FOSIL" Mevcut. FOSIL Bulgulari, Bugun Sizin Link Diye Verdiginiz Evrimi Savunan, Tum O Bosuna Ugrastiklari, Vakit Harcadiklari Uydurma Makaleleri ya da Tezleri CURUTMUSTUR. Isterse Yuzbinlerce Makale Olsun Farketmez.. Otesi Yok Bunun.. Bilim Adami Olmaya Bile Gerek Yok..

FOSILLER EVRIMI CURUTMUSTUR... Bu Hosunuza Gitmese de Boyle...

Ornekler:
. 400 milyon yıllık deniz yıldızı fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 135 milyon yıllık bir Yusufçuk böceği fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 100 milyon yıllık karınca fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. Amber (reçine) içinde fosilleşmiş 35 milyon yıllık sinek. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 400 milyon yıllık köpekbalığı fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
. 50 milyon yıllık bir kaplumbağa fosili. Değişmeden günümüze kadar gelmiştir

250 milyon fosil, Darwinistlerin ara fosilleri gibi farazi, hayali fosiller değildirler...

Sn Doc Dr Ergi Deniz Özsoy, kendisinden ara fosil getirmesi istendiğinde, “Amerikan Tarih Müzesini getirmemiz lazım. Fosil getirmek çocuk oyuncağı mı?” diye bir çıkışta bulunmuştur. Ancak buradan hatırlatmak gerekir ki, geçen hafta aynı programa katılan ve Yaratılış gerçeğini savunan bilim adamları, stüdyoya ELLERİNDE FOSİLLERLE GELMİŞLER, Yaratılış gerçeğini ispat eden delilleri doğrudan tüm Türkiye’ye göstermişlerdir.

Hala Ne'yi Savunuyorsunuz..?
CURUK bir DUSUNCE'yi Hala Savunmaya Kalkmak Acinasi Bir Durumdur..

Istisnalar Haricinde, Turkiye'de "Bilim" Maalesef Referans Bulup Yayinlamak, veya Turkce'ye Cevirmek. Hepsi Bundan Ibaret..

Ali AKYILDIRIM
http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html
teşekkürler
25 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 15:46
sadece seyirci
sn ergi deniz özsoy sizi tebrik etmek istiyorum.karşınızdaki insanların saçma sapan konuşmaları saptırmaları vb cahilce cümlelerine rağmen evrimi ve bilimi anlatmak için elinizden geleni yaptınız. ancak ben sorunun yiğit beyin tartışmayı doğru biçimlendirememesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
tartıştığınız konu malesef tv başındakiler tarafından o kadar kötü bir görüntü yarattı ki üzülmemek imkansızdı.malesef tartıştığınız şey de evrimi kabul edip bunun gerçeklik olup yaratılşçı düşüncenin bu konudaki başlangıca dair yorumlarından oluşmak yerine tamamen evrim nedir var mı yok mu diyecek kadar gerilere gitti.. umarım birdahakine daha doğru ve anlam karmaşasından uzak,bilimle ilgili tartışmaları ve kanıtları izleriz
Doğru cevap
24 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 15:09
Doğru soru
Uçakta kullanılan bütün parça ve malzemeler,daha önce hiç görülmemiş-duyulmamış ve bir kısmı bambaşka amaçlar için üretilmemiş te "sıfırdan" uçak yapmak için mi tasarlanmış ?
Tebrikler
23 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 03:02
ero
Üzücü olan şey bu zamanda okumayan araştırmayan insanların prof olmaları.Alanınızdaki derin bilgi için sizi tebrik ederim. sizle tartışan kişiler ise yoldan çevirebileceğimiz herhangi bir insan düzeyinde olaylara bakmaktadır.Bu tip insanların(sadece eğitim alanında değil her alanda) hak etmedikleri yerlerde olmaları da sistemimizdeki çarpıklığın göstergesidir.aşağıda yorumlarda hala olayı dinle çözümlemeye çalışan arkadaşlar dünyadan en çok sömürünün yapıldığı, en çok kanın onlar için aktığı dinlerini de bu kadar sorgulayabilmelerini, düşünmelerini isterdim.
Vatikan & evrim
22 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 02:10
bilim adamı
Yaa Vatikan bile evrimi kabul etmiş, bilime destek olmuş, sadece başlangıçtaki hücrenin tanrı tarafından mı yaratıldığını yoksa tesadüfen mi oluştuğunu tartışırken, bizde hala balığın, sürüngenin, maymunun gökten mucizeyle indiğini, ve hiç bir değişime uğramadığını savunan BİLİM ADAMLARI var (imamları katmadım bakın)... İşin komik tarafı kanatın kısa sürede çat diye ortaya çıkmasının mümkün olmayacağını savunuyorlar:( yani yüzbinlerce yıllık bir süreçten haberleri bile yok... ve insanın içini acıtan bu insanlar Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinde profesörlük yapan bilim adamları...
Bir insan hem evrime hem de tanrıya inanabilir... Evrimi, yani bilimi savunan bilim adamlarımız (GERÇEK BİLİM ADAMLARIMIZ) sabrınızdan dolayı teşekkürler...
irfan yılmazın öğrencisiyim
21 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 02:01
yaşar keskin
sayın ergi deniz bey ben tv de tartıştığınız irfan yılmazın 18 yıl ön ceki öğrencisiyim üzülerek söyleyeyim bizim evrim dersimize bu adam girdi biz ne acıdırki evrim dersin de ayet ve sureler öğrendik bu adamlar hayatları boyunca evrim ve mekanizmasını okumadan saplantılı bilimi dinsel inançlarına alet ediyorlar ama bilim alet olmamalı tesadüf tuzağına düşürmeye çalışıyrlar rastlantı yada tesadüf değişik bileşenlerin kombinasyonudur insan ırklarının ve derisinin enlem derecelerine orantısal ortaya çıkışı çevresel etmenlerin etkisine en basit en somut örnek değilmidir benim hocam bu konuyu açtığında neden ona cevap veremediniz tv de tartışığınız insanlara bilim adamı denmesive onların öğrencisi olmam utanç verici
duygu ve düşünce
20 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 01:50
mtkavak
İnsanın duygu ve düşüncesi evrimleşmeseydi, bugün taş devrinde olurdunuz.
evrim artık öldü
19 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 01:21
bengisu
şu anda sizi Sansürsüz programında izliyorum. Ben bir psikoloğum ve okulda gördüğümüz çok önemli bir ders vardı, duyumlar ve idrak. Yani bizim gördüğümüz, duyduğumuz kısacası dışarıda var zannederek algıladığımız herşey bir et parçası olan beyinde anlamlandırılıyor. Size samimiyetle sormak istiyorum, duygularımız ve düşüncelerimiz de gerçekten evrimleşmiş olabilir mi? Evrim ruhu açıklayabilir mi?
Programda şahit olduğum şey şu, siz ve diğer evrimci arkadaş net bir kanıt veremedeniz, bunu kabul edin. Arageçiş formu var diyorsanız ama adı bile geçmiyor, göz ve kulak gibi indirgenemez kompleks organların evrimleşerek oluşması ise imkansız, bunu 1.sınıf tıp öğrencisi bile size anlatır. Programın başında Yiğit bey size sordu, gece yattığınızda rahat uyuyormusunuz diye, siz de evet dediniz. Bana kalırsa bu doğru değil, evrim teorisinin 150 yıldır net bir delilinin olmadığını siz de biliyorsunuz ve eminim bu sizin uykunuzu kçırıyordur. Darwin tavuskuşlarının tüylerini düşündüğünde hasta olduğunu söylemişti. Amcamızın bu muhteşem sanat karşısında sinirleri bozuluyordu.

Ben bir psikolog olarak mimik ve jestlerinizi inceliyorum akşam 21.00'dan beri, bana kalırsa siz de DNA'yı düşündüğünüzde Darwin ile aynı hisleri paylaşıyorsunuz, siz de biliyorsunuz ki DNA hiçbir şekilde evrimle oluşmadı, oluşamaz da. Bunu DNA'yı keşfeden BİLİMADAMI Collins kabul etti, artık siz de kabul edin, ALLAH VAR Sayın Tolun. Düşen uçakta ateist kalmaz unutmayın.
Tebrikler
18 Cumartesi, 22 Ağustos 2009 01:12
mtkavak
Sayın Ergi Deniz ÖZSOY;
Sansürsüz programında sizi izledim, ve derin bilginize hayran kaldım bizi aydınlattığınız için Teşekkür Ederim
Saygılar
bir gün evrimi kabul edeceksiniz.
17 Cuma, 21 Ağustos 2009 23:14
teizmanti
evrime karşı cıkan dindarlar gün gelecek evrimi paşa paşa kabullenicekler. hatta şimdiden kabullenmeye başladılar bile. 2 gün bilemedin 2 yıl sonra " evrim aslında kuran'da yazıyodu " diyecekler ve cup noldu. " evrimi de tanrı yarattı " aynen bunu diyecekler. herkese temin ederim.

sırf bu davranışları bile evrime kanıt. ama buna kafaları basmaz bazılarının.

noldu şartlar zorlaşında ortama uyum sağlamak zorunda kaldınız dindarlar. yani " evrildiniz " .
olasılıkla kafayı bozanlar dinleyin
16 Cuma, 21 Ağustos 2009 23:10
teizmanti
ilk hücrenin onu geçtim ilk proteinin oluşumunun olasılıksal oluşunu kabul edemeyenler var. onlara göre ilk hücre bir yaratıcı tarafından yaratıldı.

bakın canlarım, bakın arkadaşlarım. sen bugün sayısal loto oynasan. 70 milyon kişiden sana çıksa loto. ne diyeceksin buna. şans. doğrumu? doğru. yok sana çıkmasa bana çıksa, ahmet'e , mehmet'e çıksa yine şans. bilmemkaçta bilmemkaç olasılık sana tutmuş. bu kadar basit.

ha şuna gelelim eğer kafan bu örneğe bastıysa bide şunu dinle. sayısal loto çıktı. bende çıktım televizyona dedimki " o lotonun tutma olasılığı 123123123123123245345 da 1 olasılık. bunun sana çıkması bir tesadüf eseri olabilirmi?!? bu loto yu birine tutturan olmalı"

o zaman sen bana demezmisin " ne diyo lan bu dangalak. bana da çıksa sana da çıksa aynı şans! " demezmisin ?

yok dersen bu tanrının bana bir lütfu . o zaman bende derimki " lan bana çıkmış olsaydı sayısal loto - ki ben bir ateistim- o zaman ne dicen. " allah ona para verdi ahirette bana para vermedin diye allah'a isyan etme diye " bunumu diyeceksin. (bu cevabı adamın biri bana verdi ordan biliyorum ).

herneyse kafan bastıysa basar. basmadıysa çekil yolumuzdan. önümüzü görelim. yoksa üstüne basar yine görürüz. bunu böyle bil.
" yaratılışı merak edenler"
15 Cuma, 21 Ağustos 2009 23:02
teizmanti
ilk canlının nasıl oluştuğuna, onu geçtim ilk evrenin nasıl oluştuğuna dair binlerce yazılmış makale var. teoremler, hipotezler. eğer ciddi anlamda merak ediyorsanız bilimin evrenin nasıl oluştuğunu nasıl açıkladığını, durmayın gidin bir üniversitenin fizik bölümüne yazılın. 4 yıllık bir eğitimin ardından master yaparak çok güzel bir şekilde anlayabilirsiniz. çok isteyen bakar, stephen hawking'in kendi kendini yaratan evren modelini.
ya maden o kadar meraklısınız o zaman gidin bari şuna bakın, fiziğin en temel kanununa. hiç bir şey yoktan var olamaz vardan yok edilemez. yani allah yoktan var etti diyo ya kuran'da bilim bunu kabul etmiyor arkadaşlarım. bunu zor da olsa kabul ediceksiniz. ya öyle ya böyle.

bilim dünyasına karşı duramazsınız. zamanında bilimi karşısına alanlar bugün bütün dünya'ya rezil oldular. aklınızı başınıza alın gidin adam akıllı araştırın okuyun.

bazı insanlar var yok " ne okuyacam elin kıytırık bilim adamını kuran okurum ben.." diyor. o zaman buyur arkadaşım kapı orada evrim hakkında atıp tutmayacaksın o zaman . bilimle ilgilenmiyosan bas git kuran oku. karışan yok. bas git! tutan yok.
Size Teşekkür Ediyorum
14 Cuma, 21 Ağustos 2009 22:53
Genel jeoloji Doktora
Televizyon programlarında veya değişik platformlarda evrim karşıtlarına karşı gösterdiğiniz mücadeleden dolayı teşekkür ediyorum. Sabırla bilimle alakası olmayan bu insanlara bir şeyler anlattığınız ve gerçek bilimsel görüşü temsil ettiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Göstermiş olduğunuz bu sorumluluk ve azmi ilham verici buluyorum.
Superdiniz
13 Pazartesi, 17 Ağustos 2009 14:12
gokhan
Tek kelime ile süperdiniz , ülkede gerçekten bilim yapan insanlarda varmış dedim . Karşısında bir papağan habire ara form yoktur getir 10 trilyon vericez ,2) Allah kesin olarak vardır(Hadiii canım) bu yüzyılda görceksiniz 3)Gözünüz arkasında küçük bi alan var eee burda dünyayı görüyosunuz yanii bu dunyayı aslında görmüyosunuz :)) bunlarla akıl hastanesindekilerin uğraşması lazım siz değil ...
Tesadüf
12 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 20:33
selçuk biyoloji
Öncelikle sansürsüz programının moderatörünü kutlarım çünkü tartışma boyunca tarafını belli etmediği için.Evrimcilerin aksine Ergi bey i de saygısından ötürü tebrik ederim ama aklıma şu soru takıldı;
Bilimin deneysellliğinden bahsederek ;evrim kuramını tesadüfle desteklemeye çalışıyorlar.Peki kontrollü deney de bir bilimsel hipotezin teoriye dönüşmesine olanak sağlıyorsa.Tesadüf ü kontrollü deneyle açıklayın lütfen.Diyeceksiniz ki fizik te de onca hipotez deney yapılmadan kanun olarak kabullenildi o zaman kendi kendinizle çelişiyorsunuz çünkü biyoloji deneyselliğe önem verir size göre.Yaradılış a inanan insanlar belli bir noktaya kadar tıkanıyorlar dediler.Bence Evrim de belli noktaya kadar yol katediyor örneğin aynı atadan geldiğimiz söyleniyor Peki o ortak ata gökten zembille mi inmiştir evrimciler bunu da proteinlerin tesadüfi olarak oluşmasıyla açıklıyorlar ki son derece muamma getirir.Onca tesadüfler birleşerek kusursuz bir yapıyı oluşturacak hiç de inandırıcı değil.
Son olarak yaradılış teorisini savunanlarda da mantıki hatalar var evrimi savunanlarda daha fazla.
Biyoloji okuyan bir insanın evrim i inkar etmesi olanaksızdır fakat değişim mantığı ile, yeni türe dönüşüm mantığı ile değil.


Tabiatı araştıran herkes, bir çeşit dini saygıyı, Allah’ın kudretini keşfeden kaşiftir. (Albert Einstein)
evrim mi?
11 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 14:02
turan
biraz bilimden söz etmek istiyorum. yani bu bilim çok mu gelişmiş. tamam ben bilime sonuna kadar inanıyorum ama gerçek bilime uydurma safsata bilime ddeğil. programda yok o makale yok bu makale diyorsun. yani kimyasl bileşenlerden işte her nedense canlı üretilebilmiş mi. yani teknoloji gelişti mikroskop altında yapılan incelemeler varsa kamera kaydı yapılsın getirin gösterin bizde inanalım. buna bilim derim o zaman. yok şu makale yok bu dergi boş işler bunlar ya. ha bilim diyorduk. o kadar genetik bilginiz var gendir kök hücredir güzel güzel anlatıyorsanuz. bilim o kadar gelişmiş ise insanı ölümsüz yapın hadi. genleri kök hücreleri vs iyi biliyorsunuzya hani. hadi vaz geçtim bir insan ömrünü 150 yıla çıkarın. yani arkadaşım bilim senin anlayacağın işte bu kadar gelişti deve de kulak misali. yani sen tutmuşsun 5 milyar yıl öncesinden bahsediyorsun. yani çevrendeki canlılara bak hepsi kusursuz. tesadüflerle seçici doğayla olacak işler değil bu. şimdi neyle ilgili bişey diyeceksin. af edersin ama buna insan aklı veya bilim cevap verecek düzeyde asla değil.
yani soruyorum sana diyelim bundan 2 milyar yıl sonra acaba insandan daha değişik vcanlılar mı türeyecek. yani basizin deyişinixze göre çok ilkel canlı milyarlar içerisinde evrim geçirerek bu günkü canlılar meyanageldi. demektirki size göre canlılar sürekli gelişiyor. o zaman size soruyorum örneğin insandan nasıl canlı veya canlılar türeyecek üstelik daha da gelişmiş canlılar....
sizin yaptışınız sadece safsatadır. kendinizi bilime çok kaptırmışsınız. biraz da düşünün etrafınızda milyarlarca canlı örneği var bunlar secici doğayla plmuş olabilir mi. inanınki doğa o kadar iyimser değil.
biyolog
10 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 13:21
RECEP
sayın biyolog arkadaş hocanız ne güzel anlatmış diyorsunuz ben programı izledim insanları böyle saçmalıklar lamı inandıracak hocanız. Kesinlikle tek bir kelimesini anlamadım anlayan biyolog varmı sorarım size. daha net açıklayamazmıydı yani. Bide şu ıspat olarak yok şu makaleyi okuyun yok bu makaleyi okuyun ıspat orda diyor. Birkaç kişinin yazdığı makalemi bizi inandıracak. Ben allahın kitabı kuranı kerim yaratılışı tek tek en ince ayrıntısına kadar anlatırken birkaç kendini bilmezin makalesine mi inanacaktım. Sizlere önerim bundan vazgeçin bu kainatın yaratıcısını artık inkar etmekten vazgeçin.Çünkü ölümden sonra ahiret var hesabını veremeyeceğiniz işler peşindesiniz. nekadar inkar ederseniz edin elbet öleceksiniz ve gideceğiniz yer sizei yaratan yüze rabbimizin huzurudur. Burda inkar ettiğiniz şeylerin hesabını ağır bir azap ile çekeceksiniz ve bu ebediyete kadar devam edecek. Ahiretteki haykırışınız hiç bir işe yaramaz şimdiden kendinize gelin.
Dunku Haberturk TV Tartisma - Sansürsüz - (15.08.2009)
9 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 13:17
Ali AKYILDIRIM
Sn Emre Bey,
Bunlar benim düşüncem değil ki..! Bizzat yaşanan, olan şeyler. Gözle gördüğüm, kulağımla duyduğum ve takip ettiğim şeyler.. Görmezlikten mi gelelim..? Tekrar yazıyorum, bir daha okuyun..
--------------------------------
" Sn Ergi Deniz Özsoy'un hangi cevabi sizi tatmin etti acaba..? Zira ben "Bilim" adına herhangi bir kanıt göremedim. Ne "indirgenemez komplekslik" ne "Ara Geçiş Formları"...vb sorulan bir çok soruya efendim son yüz yıldır Evrimde çok kitap basıldı şu kitaplara, şu makalelere bakılmasını tavsiye ederim.. falan da filan.. Eğer bu sizin için bir kanıtsa zaten hiçbirşey söölemeye değmez. Boşu boşuna Almanya'larda okumayın, zorlamayın yani..

Ne kadar komiktir ki, bilgi çöplüğü olan internette "ara geçiş formu" diye çıktı alıp bunu kanıt diye sunmak, ve yerle bir olan (neredeyse ağlayan) Prof Berna Alpagut da dahil Ergi Deniz Özsoy'un bu kanıtı destekleyen cümleleri "Bilim" tarihinin en büyük utancı ve yüz karasıdır..

Ayrıca, ben Paleontolog değilim, ben Biyolog değilim, ben şu değilim ben bu değilim diyen Ender Helvacıoğlu'nun bilgisizliğini de hiç söz konusu bile yapmaya değmez. (Sen nesin be adam..? Orada ne işin var..?)

Ayrıca, bugün Dünyanın en iyi 376. üniversitesi olan İTÜ'deki Doçent arkadaşımıza bilgisiz deyip kendisini daha bir çok alanında uzman Doçent ve Profosörden bilgili görmek te ahmaklık olsa gerek.."
--------------------------------

Varsa bir yanlışlık cevabını ver.. Laf ebeliği yapma..
Biraz bu konuyla ilgili bilgi edinmek için de lütfen aşağıda linkini verdiğim yazımı sonuna kadar oku. Gerçekten ihtiyacınız var buna;

http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html

ve yazdıklarım arasında varsa bir yanlışlık, varsa bir üçkağatlık çekinmeden belirtebilirsiniz.. Olmayacağını görürsünüz..
EVRİM
8 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 12:20
Biyolog
Hocalarımla gurur duyuyorum... Evrimi bukadar açık ve net bir şekilde anlatabildikleri, araştırmacı kimlikleriyle dogmaları reddettikleri, ve bilgileriyle; Adnan Oktar ve müritleri gibi son derece basit ve zırva bilgileri siyasal ideolojilerini desteklemek adına bilimmiş gibi cahil insanlara satan ŞARLATANLARI ezip geçtikleri için...

Gelişmiş bir toplum olsaydık, Oktar Babuna gibi Türkiye'den yüzbinlerce kan örneği toplayıp bu örneklerin Amerika'da kalmasını sağlayan; yani Amerikan'nın ilerde kan örneklerinden elde edilmiş genetik bilgiyi Türkiye'ye karşı biyolojik savaş olarak geri kullanma ihtimalini bile bile kendi toplumunun genetik sentezini yalan dolanla Amerika'ya bırakmış olan birisini ya da Adnan Oktar gibi geçmişte adı türlü ahlaki skandallara karışmış din sömürüsü yapan bir adamı, TV de, hem de BİLİMSEL bir tartışma programında görmezdik...

Karşıt görüşleri savunacak şahıslar arasında da saygı değer bir çok bilim insanı dururken, niçin Adnan Oktar ve Oktar Babuna'lar çağırıldı, bunu anlayamadım doğrusu.. Kitaplarını hangi kaynaklarla bastırdığı bile sır olan bir insanın, (kendisi promosyon halinde bedava dağıtıldığını iddia ediyor) bilimle ilgili bir tartışma programına davet edilmesini onaylamıyorum.
..
7 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 12:18
emre
Ali AKYILDIRIM düşündüklerin buysa programa katılıp Deniz beyin yüzüne söyleseydin.. İnan bana cevabını alırdın ve başka birşey daha diyemeden telefonu kapatırdın..
Dunku Haberturk TV Tartisma - Sansürsüz - (15.08.2009)
6 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 11:47
Ali AKYILDIRIM
Unutmadan, kendi yazdığım bir yazı dizisini şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Belki biraz daha bilgi edinmiş olursunuz..

http://www.rizekendirli.org/AyinYazisi18.html

Burada yazdığım hususları da son bölümlerde belirttim. Okursanız memnun olurum..
olmazki bu kadar kardeşim hala evrim mi diyorsunuz
5 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 11:35
OSMAN
ÖNCELİKLE SN YİĞİT BULUT A ÇOK TEŞEKKUR EDİYORUM GEÇEN HAFTA VE DÜN İÇİN BÖYLE GÜZEL BİR PROGRAM HAZIRLADIĞI İÇİN TEZ ANTİ-TEZ BAĞLAMINDA.
BİR KEZ DAHA EVRİM ALDATMACASININ NE OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞ OLDU
MESELE NE HARUN YAHYA VE MURİDLERİ NEDE KENDİNİ MODERN DÜNYADA ZANNEDİP GEÇMİŞİN KARANLIĞINDA BOĞULAN AYDIN KESİMİN SÖZCÜSÜ KABUL EDİLENLERDİR.

BİR HAKİKAT VAR Kİ EVRİM HİÇBİR ŞEKİLDE İNSANI TATMİN ETMİYOR. ARKADAŞLAR YAZMIŞLAR. MODERN DÜNYA GERİ KALMIŞLIK .
TÜRKİYEYİ MODERNLİĞE ÇIKARANLAR EVRİMİ SAVUNANLAR DEĞİLDİR.. MADEM EVRİM BUNUN İÇİN BİR ENGELDİ EVRİM E İNENLER NEDEN HALA ÜLKEMİZ GEREKLİ YERLERDE TEMSİLDEN UZAKLAR ANLAMAK MUMKÜN DEĞİL..

EVRİM KESİNLİKLE İSPATLANAMAMIŞ. SAFSATALARDAN İBARET TEORİ BİLE DEĞİLDİR.
İSTİFADE EDEBİLECEĞİNİZ BİR KAYNAK PROF. DR. ARİF SARSILMAZ
110 SORUDA EVRİM
evrimmiş
4 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 09:13
recep
Ben bilim adamı değilim ama size bişey sormak istiyorum dünyanın ilk oluşumu nasıl olmuştu benim bildiğim büyük patlamaların olduğu ve hiç bir canlının olmadığı bir gezegen imiş doğrumudur. Şimdi sizin iddaa ettiğiniz evrim yoktan ufak bir canlıdan bütün canlıların oluştuğunu (haşa allahtan başkası yaratmamıştır)söylüyosunuz. tamam dünyada tek bir canlı olsa yani yaratık olarak kabul ama bilimin ağaçları bitkileride birer canlı olduğunu da kabul ediyorlar bunlarda mı o canlıdan oluştu bana bilgi verirmisiniz. tabii ki bunlar birden oluştu tesadüfen oluştu gibi palavralar olmadan açıklayın. ayrıca neden sadece bu gezegende o oluşumlar varken ayda ve ya herhangi bir gezegende dünyamızdan eski gezegenler varken canlılar oluşmamıştır.
Dunku Haberturk TV Tartisma - Sansürsüz - (15.08.2009)
3 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 08:41
Ali AKYILDIRIM
Sayın Yüksel Atakan,
Sn Ergi Deniz Özsoy'un hangi cevabi sizi tatmin etti acaba..? Zira ben "Bilim" adına herhangi bir kanıt göremedim. Ne "indirgenemez komplekslik" ne "Ara Geçiş Formları"...vb sorulan bir çok soruya efendim son yüz yıldır Evrimde çok kitap basıldı şu kitaplara, şu makalelere bakılmasını tavsiye ederim.. falan da filan.. Eğer bu sizin için bir kanıtsa zaten hiçbirşey söölemeye değmez. Boşu boşuna Almanya'larda okumayın, zorlamayın yani..

Ne kadar komiktir ki, bilgi çöplüğü olan internette "ara geçiş formu" diye çıktı alıp bunu kanıt diye sunmak, ve yerle bir olan (neredeyse ağlayan) Prof Berna Alpagut da dahil Ergi Deniz Özsoy'un bu kanıtı destekleyen cümleleri "Bilim" tarihinin en büyük utancı ve yüz karasıdır..

Ayrıca, ben Paleontolog değilim, ben Biyolog değilim, ben şu değilim ben bu değilim diyen Ender Helvacıoğlu'nun bilgisizliğini de hiç söz konusu bile yapmaya değmez. (Sen nesin be adam..? Orada ne işin var..?)

Ayrıca, bugün Dünyanın en iyi 376. üniversitesi olan İTÜ'deki Doçent arkadaşımıza bilgisiz deyip kendisini daha bir çok alanında uzman Doçent ve Profosörden bilgili görmek te ahmaklık olsa gerek..
Dunku haberturk TV tartisma
2 Cumartesi, 15 Ağustos 2009 07:17
Yuksel Atakan
Sn.Ergi deniz Ozsoy
Once sizi ve programa katilan arkadaslarinizi dunku cok guzel aciklamalariniz nedeniyle kutlar en iyi dileklerimi sunarim.
Gecen haftaki programdan sonra Sn.Y.Bulut“a yolladigim asagidaki yazi sonrasi dunku programin yapilarak, sayilari belki milyonlari bulan kisilerce izlenmesi bircok konunun yerli yerine oturmasini saglamistir, Y.Bulut“un temelsiz sorularina ve direnisine ragmen!
Programda gosterdiginiz ve evrim karsitlarinin okumasini oenerdiginiz kitabin adi, yazari ve yayinevini bana yazmaniz ricasiyla. Simdiden tesekkurler.
Basarili calismalarinizin surmesi dileklerimle.
Selamlarimla
Yuksel Atakan
Almanya
ASAGIYA BKZ.:
_______________Von: ybatakan [mailto:ybatakan@googlemail.com]
Gesendet: 08 Ağustos 2009 Cumartesi 12:47
An: 'sansursuz@haberturk.com'
Cc: 'mine.gokce@wanadoo.fr' (Mine Kirikkanat)
Betreff: Dunku programinizda Dr.Oktar Babuna ve Dr.Cihat Gundogdu"yla soylesi / Mine Kirikkanat"la telefonla gorusme

SAYIN YIGIT BULUT
HABER TURK TV
SANSURSUZ PROGRAMI

BILIM VE EVRIM KARSITLARINI PROGRAMINIZA CAGIRIP BUNLARIN DUSUNCELERINI YAYMAYA (BILEREK YA DA BILMEYEREK) YARDIMCI OLARAK, TURKIYENIN DAHA DA GERIYE GOTURULMESINE VE BU KISILERIN KITAPLARININ DAHA COK SATILMASINA, INTERNET SITELERININ DAHA COK IZLENMESINE KATKIDA BULUNDUGUNUZU FARKETMIYOR MUSUNUZ ACABA ?

ISHIN DOGRUSU, GERCEK BILIM INSANLARINI PROGRAMINIZA CAGIRIP, ORNEGIN EVRIM KURAMINA KARSI YARADILISCILARIN DUSUNCELERINI ANALIZ ETTIRMENIZ VE BUGUN BILIMIN ULASTIGI DUZEYDE BU DUSUNCELERE YANITLAR ALARAK IZLEYICILERIN DOGRU BILGILENDIRILMESI DEGIL MIDIR? INSANLARIMIZA BILIM MI YOL GOSTERICI OLMALI, YOKSA HURAFELER MI ?

SIZE ARASTIRMALARIYLA DUNYACA TANINMIS DEGERLI BIYOLOG Prof.Dr. ALI DEMIRSOY“un BU KONULARDAKI EKTEKI YAZILARINI DIKKATLICE OKUMANIZ VE BUNLARI DEGERLENDIRMENIZ UMUDUYLA ILETIYORUM.

ILERDE PROGRAMLARINIZA BIRTAKIM KITAP VE DIGER YAYINLARIYLA PARA KAZANANLAR YERINE, GERCEK BILIM INSANLARINI CAGIRACAGINIZI VE ONLARIN GORUSLERINI BILIMIN ISHIGINDA ALARAK IZLEYICILERI AYDINLATMAYA VE BOYLELIKLE TURKIYENIN DAHA DA GERIYE GOTURULMEMESINE KATKIDA BULUNABILECEGINIZI UMARIM.

EN IYI DILEKLERIMLE.
Yüksel Atakan
Radyasyon Fizikcisi, Dr.
Almanya
Evrim,ispatlanmış bir teoridir
1 Cuma, 14 Ağustos 2009 13:12
Tevfik Özden
Biyolojide evrim, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanması.

Bir örnek ;
- Balina 'ların karada yürüyen ve avlanan canlı bir varlıktan,
- denizde yüzen ve avlanan bir başka canlı varlığa evrim geçirdiği,
- bilimsel olarak kanıtlandı.
- balinalar,türü devam eden,
- içlerinde ara-geçiş özelliklerinin barındığı,
- yaşayan fosillerdir.

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
E-Posta Adresiniz:
Başlık:
Yorum:
  Resim doğrulama. Boşluk olmadan ve sadece küçük harfler kullanınız.
Resim Doğrulama: