Ana Sayfa Haberler Evrimsel Biyoloji, Dil Bilim ve Arkeoloji
Evrimsel Biyoloji, Dil Bilim ve Arkeoloji PDF Yazdır ePosta
Kahraman İpekdal tarafından yazıldı   
Pazar, 04 Mayıs 2008 01:27

Son 50 yılda evrimsel biyoloji çok önemli gelişmelere sahne olan araştırma alanlarından biri ve bugün bu alan pek çok başka alanda bir araç olarak kullanılıyor. Tıp, eczacılık, tarım, hayvancılık, doğa koruma ve biyoteknoloji bu alanların başında yer alıyor. Dil bilim ve arkeoloji ise bu geniş yelpazenin uç noktalarında. Aşağıda özetlenen çalışmalar bu iki uç nokta ile ilgili.

Nature, Vol 426, Kasım 2003, 435-439

Dil ağacı dallanma zamanları Hint-Avrupa kökenli Anadolu Teorisi’ni desteklemektedir

Russell D. Gray ve Quentin D. Atkinson

Auckland Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Yeni Zelanda

Dil tarihi çalışmalarında morfolojik ve fonolojik verilerden yararlanarak dil ailesi ağaçları oluşturulurken kullanılan geleneksel yöntem “karşılaştırmalı yöntem”dir. Ancak bu yöntemle tam değil, kaba bir kronoloji elde edilir. Diğer bir analiz yöntemi glottokronoloji olarak bilinir. Leksikoistatistiğin bir türevi olan bu yöntem dil ağacı oluşturmada kullanılan uzaklık tabanlı bir yöntem olup, zaman tahminine olanak sağlar. Bu yöntem, dillerin ayrılma zamanını hesaplamak için sabit bir leksikal yer değiştirme oranı varsayarak diller arasında paylaşılan kökendeş sözcüklerin yüzdesini kullanır. Kökendeş sözcük terimi sistematik ses ilişkilerinden ve şekil ve anlamdaki net benzerliklerden ötürü ortak bir kökene sahip olduğu düşünülen sözcükler için kullanılan bir terimdir. İlk zamanlar heyecanla karşılanmışsa da bu yöntem ağır eleştiriler almış ve büyük oranda terkedilmiştir. Dil ağacı oluşturmaya ilişkin yöntemler, benzer şekilde, çeşitli nedenlerle kullanılmaz hale gelmişler ve dil tarihi araştırmacıları, zamanla, net yaş tayini yapma çabasından uzaklaşmışlardır. Örneğin Hint-Avrupa dil ailesinin doğuşu M.Ö. 4.000 ile M.Ö. 40.000 arasındaki belirsiz bir zamana tarihlendirilmektedir.

Yeni yeni gelişen sayısal soyoluşsal (filogenetik) yöntemler glottokronoloji vb. yöntemlerin aleyhindeki eleştirilere cevap verebilmekte ve bu anlamda umut vaadetmektedir.

Yukarıda başlığı verilen çalışmada, araştırıcılar, 87 Hint-Avrupa dili (üçü yok olmuş) ve 2.499 adet kökendeş sözcük kullanarak bir ağaç çizmişler. Bu ağacın topolojisi Hint-Avrupa dil gruplarına dair geleneksel kabullenişlerle uyumlu çıkmış. Bu grupların tamamının tek bir kökenden dallandığı (monofiletik olduğu) görülmüş. Aynı zamanda geleneksel yaklaşımlarla çözülemeyen belirsizlikler de bu çalışma ile çözülmüş. Örneğin şimdiye kadar anlaşılamayan Arnavutça grubunun konumu bu çalışma ile anlaşılmış.

Çalışmaya göre Hititçe Proto-Hint-Avrupa grubundan M.Ö. 8.700’de ayrılmış. Araştırıcılar bu bulgunun Anadolu dışına ilk göçü yansıtıyor olabileceğini düşünüyorlar. Greko-Ermeni soyları M.Ö. 7.000’den itibaren ayrı gösterilmiş. Diğer ana grupların tamamı ise M.Ö. 5.000 yıl önce ortaya çıkmışlar. Söz konusu çalışmanın sonunda çizilen bu senaryo Avrupa gen havuzuna Neolitik Yakın Doğu’nun yaptığı katkıyı gösteren genetik çalışmaları da destekler niteliktedir.

Aşağıdaki ağaçta bu çalışmanın bulguları özetlenmektedir.

gray_ve_atkinson.jpg

Konsensüs ağacı


Current Biology, Vol. 13, 1414-1417, Ağustos 2003

Pediculus humanus’un moleküler evrimi ve giyinmenin kökeni

Ralf Kittler, Manfred Kayser ve Mark Stoneking

Max Planck Enstitüsü Evrimsel Antropoloji Bölümü, Almanya

İnsan baş biti (Pediculus humanus capitis) ve vücut biti (P. humanus corporis ya da P. h. humanus) konaktaki habitatları farklı olan zorunlu insan ektoparazitleridir. Baş biti kafa derisinde yaşar ve aynı yerde beslenir; vücut biti ise vücutta beslenir ama kıyafette yaşar. Yukarıda başlığı verilenaraştırmayı yapan araştırıcılar bu ekolojik farklılığın insanlar kıyafeti sık kullanır hale geldiklerinde ortaya çıktığını düşünerek yola çıkmışlar.

Kıyafetin evrimi konusu insan evriminde önemli bir olaydır ama elimizde bu konuda doğrudan bir kanıt bulunmamaktadır. Araştırıcılar vücut bitinin kökenini ortaya koymak için bir moleküler saat yöntemi kullanmışlar. Vücut bitinin kökeninin insanın kıyafeti sık kullanmaya başladığı döneme denk geleceğini varsaymışlar. Tüm dünyadan toplanan 40 adet baş ve vücut biti örneğinden ikişer mitokondriyel (mt) DNA ve ikişer çekirdek DNA’sı dizisi almış ve dış grup olarak da bir şempanze biti kullanmışlar. Sonuçlar, Afrika bitlerinde Afrikalı olmayan bitlere göre çok daha yüksek bir çeşitlilik bulunduğunu gösteriyor. Bu sonuç, araştırıcılara, insan bitlerinin Afrika kökenli olduğunu düşündürmüş. Moleküler saat analizi vücut bitinin en fazla 72.000 ± 42.000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu göstermiş. Ayrıca mtDNA dizileri de vücut bitinin modern insanın Afrika’dan çıktığı zaman diliminde bir nüfus patlaması yaşadığını göstermiş.

Bu sonuçlar giyinmenin insan evriminde şaşırtıcı derecede yakın bir yenilik olduğunu göstermektedir.

vucut_biti.jpg

P.h.humanus


Son Güncelleme ( Pazar, 05 Nisan 2009 22:25 )
 

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
E-Posta Adresiniz:
Başlık:
Yorum:
  Resim doğrulama. Boşluk olmadan ve sadece küçük harfler kullanınız.
Resim Doğrulama: